Macar asıllı İngiliz yazar. Aşkenaz’dır. 13.Kabile isimli kitabında (ilginç bir kitaptır) Aşkenazların Hazar Türkleri olduğunu iddia eder. Ne kadar doğrudur bilmem ama
beni ikna etti. Uzun zaman komünizme sempati duyar sonra Komünist Parti’ye katılır. Çok kısa süre sonra hayal kırıklığına
uğrar ve partiden ayrılır. İlerleyen yıllarda hastalıklarla boğuşur. Parkinson yazmasını güçleştirir, kanser
sonrası yaşamak iyice çekilmez olunca karısı ile beraber intihar eder. Karısı,
onsuz hayatı göğüslemeye korktuğunu yazar. Gün
Ortasında Karanlık, yazarın tüm hayal kırıklığı ve kasvetini yansıtan, sert
bir kitap.
Neden komünist olduğunu şöyle
yazmış: “Kendiliğinden ciddi şekilde
zengin olanlara karşı güçlü bir antipati geliştirdim. Bu onlar istediklerini
alabildikleri için değil ama bunu suçluluk hissetmeksizin yapabildikleri için
oluştu.” Koestler ‘kendilerini besleyen çobanlara’, ‘soyluluğun boş
kabuğuna yapışanlara’ kin duyar kısaca. “Bundan
böyle, hayatı yaşamaya değer kılan şeyle birlikte tekrar inancını kaybetmeye,
feryat figan ve diş gıcırtısından başka bir şeyin olmadığı dışarıdaki karanlığa
tekrar düşmeye dair ara sıra hissettiği korkusundan başka hiçbir şey, dönenin
iç huzurunu ve sükunetini bozamaz.” Koestler inancından döndükten sonra
hayat belli ki çekilmez olmuş. Kitapta ‘bir numara’ diye anılan zat Stalin’dir. Bir nevi distopya romanı. İletişim’den çıktı. Bulmak kolay. Çeviri
Pınar Kür’e ait. Kitaptaki alıntılar
kitabın ruhunu çok iyi yansıtıyor:
“Kimse suç işlemeden ülke yönetemez.” (Saint-Just)
“Kimi kez sözcükler gerçekleri gizlemek amacıyla kullanılmalıdır. Ancak
bunu öyle bir biçimde yapmalı ki, ya kimse farkına varmasın; ya da, mutlaka
birinin dikkatini çekecek olsun.” (Machiavelli)
“Konuşmalarınız evet, evet; hayır, hayır ile sınırlı olmalı; çünkü daha
fazlası kötülükten gelir.” (Yeni Ahit)
“Yolu göstermeden amacı göstermeyin bize. Dünyada sonlar ve yollar öyle
karışmış ki birbirine, birini değiştirdiniz mi öteki de değişiyor. Her farklı
yol başka bir son getiriyor.” (Ferdinand Lassalle)