PODCAST

Mizah etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Mizah etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Aralık 2014 Cumartesi

Zizek'ten Nükteler - Slavoj Zizek


Slovenyalı entellektüellerden. Bizde de entellektüelin besmelesi haline gelmiş bir isim. Günümüz filozofları arasında önemli bir yere sahip olduğunu kabul etmek gerekir. Kimi zaman anlaşılması güç bir üslupla anlatsa da meramını çoğu zaman açık, seçik yazar. Nüktedan da bir adam olduğu besbelli. Yoksa berduş bir filozofun Arjantinli top modelle ne işi ola? (İkinci eşi Analia Hounie’yi kast ediyorum). Malum, kadınlar güldüren erkekleri seviyor. Özellikle filozof tercih ettiklerini sanmam. Zizek’ten Nükteler isimli seçki de bu cevherin ürünü.

3 Aralık 2014 Çarşamba

İstanbul Mahallelerinde Bir Gezinti - Hagop Baronyan



Hagop Baronyan 1842 Edirne doğumlu. 1864’te İstanbul’a yerleşmiş ve yazmaya başlamış. İlk tiyatro denemesi olan Şark Dişçisi geçenlerde İstanbul Şehir Tiyatroları’nda oynadı. Bence şahaneydi.  Başka oyunlar da yazmış tabii ancak bildiğim kadarıyla onlar Türkçe’ye çevrilmediler. Bu sırada gazetecilikle de meşgul oldu. Milli, dini ve siyasi meselelere oldukça ilgili biri. Bu ciddi konuları ağırbaşlı bir hicivle yazdı. 6-7 ay evvel Can’dan bir gezi kitabı çıktı: İstanbul Mahallelerinde Bir Gezinti.

27 Kasım 2014 Perşembe

Önemsiz Bir Adamın Günlüğü - Weedon ve George Grossmith


Grossmith kardeşler tarafından yazılmış, hayali bir adama ait günlük. Maksat, o dönem popüler olan ünlülerin günlüklerini sarakaya almak. Zamanının meşhur mizah dergisi Punch için yazılmış, 1888-1889 arasında yayınlanmış. Okunması oldukça kolay, edebi bir özelliği olmayan, eğlencelik bir kitap. Çok daha iyi hicivler okuduğumu söylemeliyim. Meraklısı tüm kitapçılarda bulabilir. İletişim’den çıktı.

29 Eylül 2014 Pazartesi

Ahlaksızlar - Ken Bruen



Ken Bruen İrlanda’nın yüz akı yazarlarından. Hayat hikayesi iştah açıcı. Metafizik doktorası yapmış, 25 yılını Afrika, Güney Asya, Japonya ve Güney Amerika’da İngilizce öğretmenliği yaparak geçirmiş. Bir ara Brezilya’da hapse düşmüş. Edgar Allen Poe ödülü dahil pek çok prestijli ödüle layık görülmüş.  Olaylardan çok karaktere abanan polisiyeler yazar.

17 Eylül 2014 Çarşamba

Şengül Hamamı - Engin Ardıç



Galatasaray Liseli. Boğaziçi Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’ni bitirdi ve "geçmişine ve halkına olan borcunu ödeyebilmek amacıyla, adam olmadı, gazeteci oldu". 90’ların başı kariyerinin zirvesiydi. Köşe yazılarının okunduğu yıllar. O zamanlar Playmen’de bile yazıyor. O sayıları bulabilirseniz kıymetini bilin derim. Hiçbir zaman herkesin sevgilisi olmadı. Sivri dilli, hırçın ve patavatsız bir adam. Bir zamanlar Star’da çıkar, günün önemli olaylarını yorumlardı. Sivas Katliamı’nda Aziz Nesin’i suçlu bulduğunu söylemişti. Haklı olduğu davayı bile birilerine saldırarak savunmaya çalışması peşinde kimseyi bırakmadı. Şimdi ardına düşenler, ömrü hayatında tek kitap okumamış avamın oluşturduğu yığındır. “Olaya bir de şuradan bakalım” demeye getirip, hep zalimle empati yapan bir herif. Yine de kibrinden yanına yaklaşılamayan, sözümona duyarlı, aydın güruhuna yeğlerim. Daha cesur, tutarlı ve içten bulurum.

12 Eylül 2014 Cuma

Blöfçünün Rehberi Müzik - Peter Gammond



Kitabı Tempo dergisi ek olarak vermişti yıllar evvel. Yazarın ismi bile yazmıyor kapakta. Ben söyleyim: Peter Gammond. Blöfçünün Rehberi serisi 26 kitaptan oluşuyor. Serinin en parlak kitaplarından biri de Blöfçünün Rehberi Müzik. Arka kapak kitabı tanıtmada eksiksik: Blöfçünün ilkesi: İçtenlik her şeydir. Bunu taklit edebilirsen kazanırsın.”

2 Temmuz 2014 Çarşamba

Suçumuz Mükemmel Olmak - Selahattin Duman



Sekiz-on sene evvelinin popüler köşe yazarıydı Selahattin Duman. Hala sadık okurları vardır benim gibi. Böyle göz önünde adamlar bayağılıkla itham edilirler çoğunlukla. Bayağı bir tarafı var, kabul. Fakat bu tarafını tadında kullanıyor, kesinlikle ucuz bir adam değil. Engin Ardıç'ın Orta Anadolu versiyonu gibi geliyor bana. Seveni kadar sevmeyeni de vardır elbet ama sevmeyenlerin pek çoğu bir-iki satır okumuşlardır ancak. Beyefendiyi sevmeyenleri alıngan bulurum genelde. "Ben operayı devletin şişman kadınları para karşılığı bağırttığı bir yer olarak bilirdim" yazdı, yer yerinden oynamıştı. Osuruktan nem kapanlardan değilseniz şans vermenizi tavsiye ederim. Gelelim kitaba;