Şu topraklarda yaşamış çeşit
çeşit inanılmaz, acaib, heveskar insanlardan belki de en uçuğudur Ekrem Koçu.
Hakkında sayfa sayfa methiyeler düzülmeliydi, tomar tomar kağıtlara onla ilgili
şeyler yazılmalı, filmler çekilmeliydi. Olmadı. 1905’te İstanbul’da doğmuş. İstanbul
Üniversitesi tarih bölümünü bitirmiş. Fakültede öğretim üyesi olarak kalmış
fakat 1933 yılındaki üniversite reformu (?) ile fakülteden uzaklaştırılmıştır. Yazarın
magnum opus’udur bu ansiklopedi.
Ansiklopedi 1958’de yayımlanmaya
başlamış fakat çeşitli sebeplerle tamamlanamamış, “G” maddesinde yayımı
durdurulmuştur. Ancak bu eksik haliyle dahi kayda değer bir malzemeyi bir araya
toplayabilmiştir. Oldukça hacimli olan eser, 1958 yılından 1973 yılına kadar on
bir cilt ve toplam 7076 sayfa basılmıştır. İstanbul Ansiklopedisi ve Neşriyat, sadece
bu ansiklopediyi yayımlamak için kurulmuştur.
Kitap İstanbul'un ünlü
meyhanelerinden bu şehirde işlenen meşhur cinayetlere, şehrin namlı
kabadayılarindan güzel oğlanlarına ve köçeklerine kadar birçok garip ve
alışılmadık konuları içerir. Bunun yanı sıra kıymetli buluduğu binaların
planlarını tek tek ekleyecek, kimisini resmedecek kadar da çetrefilli bir işe
kalkışmıştır yazar. Mimari kaynak olarak da çok faydalı olabilecek bir eserdir.
Hatırı sayılır miktarda da harita vardır. Yakın tarih İstanbul’un, Pera'da bir
aşağı bir yukarı gezinen kibar giyimli beyefendilerle hanımefendilerden oluşmadığını;
şehrin asıl -ya da öteki- tarihini berduşların, ayyaşların, dilencilerin, çingenelerin,
fahişelerin, yalınayak berber çıraklarının, külhanbeylerinin yazdığını
istismarla değil muhabbetle anlatan bir heveskardır Koçu. Yazarı ve
eserini ciddiyetten uzak bulanlar olmuş. Yararlandığı kaynakları sıralayım,
kararı siz verin: Sicilnâmeler, salnâmeler, risâleler, tarih kitapları, seyahatnâmeler,
kıyafetnâmeler, ukûfenâmeler, vakâyınâmeler, fermanlar, kitâbeler, âhideler, sicil
defterleri, evrâk-ı metrûkeler, tahrir defterleri, şehir rehberleri, gazete
yazıları, mahkeme kayıtları ve halk arasından derlenen rivâyetler. Keza Reşat
Ekrem Koçu ve bu çalışmada kendisine kalem arkadaşlığı yapmış yazarların
gözlem yoluyla elde ettikleri malzeme de önemli yer tutmaktadır.
İlber Ortaylı bu eseri
şöyle anlatıyor: “Bu yarım kalan ansiklopedi İstanbul’un ve sosyal
tarihimizin en önemli kaynaklarındandır. İçindeki maddeler İstanbul’un (kaybolan
sokaklar) sadece yönetici sınıfını, aydın tabakasını anlatmaz; ama şehrin
haneberduşları, basit işçileri bugün artık yaşamayan ve onun kaleminden çıkan
canlı tasvirlerdir. Matbaada tanıdığı çalışkan bir mürettip, ünlü bir profesör,
Kumkapı’da meyhanede unuttuğu dosyayı bulup getiren gazete satıcısı bir çocuk (Erhan
Eskici), 19. asrın ünlü serserileri, halk şairleri, ulemadan, vüzeradan, zürefadan
tipler hepsi bu ansiklopedidedir.”
Bir de Orhan Pamuk’tan
dinleyelim isterim zira Ekrem Koçu’yu onun kadar seven az bulunur: "Reşat
Ekrem Koçu’nun tek başına kahramanca giriştiği İstanbul Ansiklopedisi gerçek
bir ansiklopediye değil, İstanbul’un kendisine benzedi en sonunda: On bir
ciltte H harfine ancak gelebilen bu tuhaf ansiklopedi yarım kaldı, şehre ait
bilgileri gözden geçirmek yerine onları daha da karıştırdı ve çalışkan yazarın
içki masası dostlukları, tutkuları (çıplak ayaklı güzel oğlanlar, kadın
kılığına giren zarif ve genç erkekler) ile popüler kültürünün hoş bir
kargaşasına dönüştü."
Son olarak kitabı nerede, nasıl,
ne vaziyette, kaça buluruz konusuna değinmek isterim. Efendim kitabın tüm
ciltlerini birden bulmanız neredeyse imkansız. Ben ilk 8 cildine ulaşabildim,
günümüzde ederi yaklaşık 3000TL. Bu paraya 1 yaşında Holstein inek de
alabilirsiniz, tercih sizin. Tüm ciltleri birden bulabileceğiniz bir yer var ancak
tabii ki fotokopi olarak: Hanifi Abi’nin dükkanı, Kubbealtı Fotokopi. Cağaloğlu’na
düşüyor. İnternet adresi de şu: http://www.kubbealtifotokopi.com
Aşağı yukarı 1000 TL ödersiniz diye tahmin ediyorum tüm ciltler için. Bunun
dışında internette kitabın sayfalarının tek tek fotoğraflanmış haline de
ulaşabilirsiniz ama pek kullanışlı değil ne yazık ki. Benden bu kadar.