Son zamanlarda birileri bize ‘herkesin bilmediği’, ‘herkesin duymadığı’, ‘saklı’,
‘gizli’ yerleri işaret ediyor. Her şeyin daha göz önünde olduğu, her şeye
ulaşmanın kolaylaştığı, bir şeylerin gizli kalmasının pek mümkün olmadığı bu zamanlarda
nafile bir uğraş. İstanbul Arka Sokak
Lezzetleri de İstanbul’un sözümona salaş, gözden kaçan yerlerinin peşinde
Kitabı iki Amerikalı yazmış: Ansel Mullins ve Yigal Schleifer. Eğer hala bozulmamış, salaş üç-beş yer kaldıysa
onları da bu çarka dahil etmek amaç. Her yerde peydah olan ‘post-salaş’ lokantalar ve meyhanelerin müsebbibi zaten bu merak.
Masada örtü yerine gazete serili, peçete yerine saman kağıtlardan koyulmuş,
rakıyı çay bardağında servis ediyorlar, tatlı olarak yalnızca sıcak helva var
ve arkada hep alaturka çalıyor ancak hesap kişi başı 100 TL’den aşağı düşmüyor.
Tüm pazarların ‘organik’, tüm
kahvaltıların ‘serpme’ yahut ‘köy’ kahvaltısı olduğu yerde kimse bu
sahtelikten kaçamazdı. Ülkemizin oldukça zengin yemek kültürü artık tek sesli,
sıkıcı bir tekrar. Ben bile çocukluğumun meyvelerinin birçoğunu bulamazken
(döngel, alıç, hünnap, ahlat...) bize özgü, saf bir şey bulmak samanlıkta iğne
aramak. Kitap Boyut’tan çıktı. Her
yerde. Cebe sığar boyutta, tasnifi düzgün, tasarımı harika.