Açılışı bir Giritli fıkrasıyla
yapalım:
Bir gün adamın bahçesine Giritliyle iki ineği girmişler. Karısı hemen
koşup adama haber vermiş:
- Bey, Bey! Bahçede birileri var, ne yapam?
- Kimdir? Nedir?
- Bir Giritliyle iki ineği
- Giritliye söyle defolsun gitsin, ineklere dokunma bırak otlansınlar.
Son dönemde yemek kitapları
pek moda. Bir kısmı caka satmak peşinde (malum yemek yapmak, yemek yemek ya da
yemek üzerine konuşmak artık zenginlere öykünen orta sınıfın sporu/uğraşı) bir
kısmı da yok olmaya yüz tutan Türk Mutfak kültürünü korumak yahut diriltmek
peşinde. Kitabın yazarları Mustafa ve
Şerife Tunçgenç ikinci kategoride
değerlendirilmesi gereken neferlerden. Fotoğraflar pek usta işi sayılmaz. Sunum
da öyle ancak içten iyi niyetin ışığı öyle belli ki, kusurları bile sevimli.
Tahmin edebileceğiniz gibi yemeklerin çoğu ‘ot’ yemeği. O otları bulmaksa ayrı
bir dert. Kitabın girişinde kullanılan malzemelerle ilgili güzel, açıklayıcı
bir bölüm var. Daha fazlası için Tijen
İnaltong’un Mutfaktaki Yaban’ı ve Ramis
Dara’nın Sofralara Geldi Bahar’ını
tavsiye ederim. Her biri çok kıymetli çalışmalar. İş Bankası’ndan çıktı, bulmak zor değil. Kitaptaki birkaç tarif
başlığını ismini paylaşarak bitireyim:
Ada Papatyası Salatası, Sütlüot Salatası, Terbiyeli Etli Kereviz,
Ekşili Ebegümeci Yemeği, Cibez Salatası, Arapsaçlı Etli Börülce...