Juan Rulfo. 1917 Meksika
doğumlu. Tek romanı Pedro Paramo. Cervantes Ödülü’ne layık görüldü. Ova Alev Alev ise tek öykü kitabı. Doğan Kitap’tan çıktı. Son zamanlarda
gördüğüm en iyi kitap ve kapak tasarımı. Geray
Gençer yapmış. Yeni İhap Hulusi
demek belki iddialı olacak ama çizdikleri öyle sıyrılıyor ki diğerlerinden.
Kitabın kendine has bir üslubu
var. Kavruk, umutsuz, alaycı. Sanki Meksika’nın
kaybedeni. Hayat dersi vermeye kalkmıyor. Pek az diyalog var içinde. Çoğunlukla
umutsuz bir monolog sürüp gidiyor. Öyküler bir şeyler anlatmaktan çok bir
şeyler hissettirmek için yazılmış gibi. Cümlelerin altını çizmiyorsunuz, hikaye
bitince biraz bakışlarınızı kaldırıp düşünüyorsunuz. Yuttuğunuz bir şeyi
sindirmeyi bekler gibi. Ömrü vefa etseydi de keşke daha çok yazsaydı diyeceğim
yazarlardan. Meksika’nın Yaşar Kemal’i. Öykü severlere ısrarla
tavsiye ederim.
“Söyle
öldürmesinler beni, Justino! haydi, git konuş onlarla. yalvarırım! Söyle
onlara. Yalvarırım söyle.”
“Olacak şey değil.
Bir çavuş var, seninle ilgili tek bir söz işitmek istemiyor.”
“Kandırmayı dene. Kafanı
işlet, beni yeterince korkuttuklarını söyle ona. Haydi, yalvarırım git bir
konuş bakalım.”
“Seni korkutmaya
çalıştıkları falan yok ki. Seni öldürmeye kararlı görünüyorlar. Hem bir daha
gitmek istemiyorum oraya.”
“Bir yol daha git.
N’olur, belki bir şeyler yapabilirsin.”
“Hayır, gitmek
istemiyorum. Bu kez senin oğlun olduğumu mutlaka anlarlar artık. İkide bir
üstlerine varırsam, kim olduğumu anlayıp beni de kurşuna dizmeye kalkarlar. İyisi
mi, her şeyi oluruna bırakalım.”
“Dinle, Justino. Söyle
onlara, biraz acısınlar bana. Bunu söyle yeter.”
Justino dişlerini
sıktı, başını iki yana salladı.
“Albayı görmek için
izin iste çavuştan. albaya moruğun, işe yaramazın teki olduğumu anlat. Beni öldürmekle
ne geçecek ki eline? Hiç. Herkes gibi onun da bir ruhu yok mu? Beni öldürmekten
vazgeçerse, ruhunun selâmete erişeceğini söyle ona.”
Justino üstüne
oturduğu taş yığınından kalktı, ağılın kapısına doğru ilerledi. Sonra arkasına
dönerek, “Peki, gidiyorum,” dedi, “ama beni de vurmaya karar verirlerse, karıma
ve çocuklarıma kim bakacak?“
“Tanrı onların
rızkını verir, Justino. Şimdi git, bir şeyler yapmaya bak. Kurtar canımı.”