Ece Ayhan sıradışı şairlerimizden. Yazdıkları genele hitap edenlerden değil. Kendi adıma bana da hitap etmediğini söyleyebilirim ama düz yazılarını beğenirim. Zehir gibi çalışan bir kafa. Öküz Kültür Sanat Servisi’nin Ece Ayhan ile yaptığı bir röportaj aslında Öküz’lemeler. Sel Yayıncılık, Geceyarısı Kitapları’ndan.
Kitapta sorular yok, yalnızca Ece Ayhan’ın anlattıklarından parçalar
var. Serinin diğer kitapları gibi tek gecede biter cinsten. Fena kitap da
değil.
“Kadın Hakları konusunda erkekler hep başkalarının karıları için
konuşurlar.”
“Ben şair değilim. Olsa olsa, bir parça, iş işten geçti ama ‘etikçi’
olmak isterdim. Ahlak diye çevirmek yanlış. Hiç alakası yok. Etik, Türkiye’de
özellikle yarı belden aşağı olarak anlaşılıyor. Şimdiye kadar başımın derde
girmeyişi şundan ileri geldi: Ben parçalı söylerim. Şöyle bir hikaye duydum.
Kenan Evren’e postadan büyük bir yağlıboya resim geliyor. Bir orospu! Allah
Allah kim göndermiş olabilir? Diyor. Bir hafta sonra aynı biçimde kocaman bir
tablo geliyor. Bir çocuk resmi. Bir hafta, on gün sonra aynı adamın yaptığı bir
tablo daha. Bir yangın resmi. Yanındaki adamlara soruyor: Bunun anlamı nedir?
Söyleyemeyiz efendim falan, diyorlar. Yahu söyleyin, diye sıkıştırınca,...
çocuğu, yaktın bizi, diyorlar.”