Münir Göle. Fotoğraf sanatçısı, çevirmen, yazar. Borges çevirileriyle tanıdım ben. Sonra
romanlarını fark ettim. Sarı Zarf ve Uzak Bir Gölge’yi okudum, pek içimi
açmadı. Sel Yayıncılık’ın Geceyarısı Kitapları’na düşkünlüğümden
aldım, okudum Surat Buruşturmalık 52
Metin’i. Serinin en iyi kitabını okumuşum meğer.
Adı üzerinde 52
metinden/hikayeden oluşuyor. Hikayeler de nefis, üslup da, aforizmalar da.
Bulması pek kolay değil ama imkansız da sayılmaz.
“Kadının incir yaprağını çıkarması cinsel davettir (Tiziano’nun Urbino Venüs’ü nasıl gelmesin aklıma?). Saul
Bellow, fiyat etiketine dönüşmeyen bir incir yaprağına dokunmadım, der. Erkeğin
incir yaprağını çıkarması ise olsa olsa ters teper. Erkek, incir yapraksız
dolaşmak beş para etmediği için örtünür, kravat takar.”
“Cinsel boşalmanın olmadığı yerde öfke boşalıyor.”
“Gövdeyi üç ayrı şekilde algılarız: İlki kolların, bacakların hareketi
gibi işlevsel algılama; ikincisi başkalarının gözünde gövdemizin aldığı biçim;
sonuncusu da gövdeyi içeriden, içten algılama [...] Gövdeyi sadece ikinci
şekliyle, başkalarının gözündeki haliyle algılamada direttikçe, gövdenin saklı
bir parçasını unutuveriyoruz galiba. Gövdenin unutulan parçası beyin olunca da,
yoğun bir beyinsizleşme süreci başlıyor ister istemez.”