PODCAST

19 Mart 2017 Pazar

Günlük 1953-1958 - Witold Gombrowicz



1904 Polonya doğumlu bir yazar Gombrowicz. Slav ırkı yazarlarının kaderi mülteci olmak. Çok dillilik, çok kültürlülük, yersiz yurtsuz olma durumu, bu piçlik dillerinden okunuyor. Nabokov, Kuznetsov, Czesław Miłosz ... Tümünün dillerinde o serseriliğin izleri var. 

Günlükleri ve otobiyografileri ayrıca severim. Bu günlük okuduğum en iyi günlüklerden biriydi. Günümüz için bile marjinal sayılır düşüncelerini cesurca savunmuş. Dönemin modası milliyetçilik ve vatanseverliği o yıllarda böylesine kibirle hor gören birine pek rastlamadım. Her yönüyle ilginç, serseri bir adam. Kesinlikle zor metinler. Akmayan, taş gibi ağır cümleler; rafine sözcükler var. YKY'den çıktı. İkinci cildi de çıkmış. Mutlaka okuyun.

14 Şubat 2017 Salı

Gezgin, Kule ve Kitapkurdu - Alberto Manguel



Alberto Manguel'in bir başka kitabı Okuma Günlüğü'nü tanıtmıştım iki sene evvel. Yazar hakkında da malumat vermişim biraz. Meraklısı göz gezdirir. Bu kitabının basım yılı 2017. Rafta görür görmez aldım çünkü ne yazsa okunur cinsten bir adam. Fakat bu kez benim için hayal kırıklığı oldu. Kötü bir kitap diyemem. Pek çok okura kılavuz olacak tespitler, sorular, cevaplar var. Fakat edebiyat hakkında yazılan deneme kitaplarının sıkı takipçisiyseniz sizi kesmeyecektir. Yapı Kredi'den çıktı. Bulması kolay.

12 Ocak 2017 Perşembe

Sovyet Mutfak Sanatı - Anya von Bremzen




Anya von Bremzen 1963, SSCB. 11 yaşına kadar Moskova'da yaşamış, daha sonra annesiyle beraber Amerika'ya göç etmiş. Müzik eğitimi almasına rağmen yazarlığıyla nam salmış. Üç kez James Beard ödülüne (mutfak sanatının Oscar'ı denebilir) layık görülmüş.

9 Ocak 2016 Cumartesi

Çalgılı Kahvelerdeki Külhanbey Edebiyatı ve Nümuneleri - Robert Anhegger, Walter Rubern, Andreas Tietze



Tahir Alangu'nun hâmiliği ile 1943'te yayınlanmış bir kitap. Başlık da yazarlar da acayip. Denk gelip de vurulmamak mümkün değil. Aslına bakarsanız denk gelmek de pek öyle mümkün değil. Meraklısı olan babayiğitler varsa arayıp bulacaklar bir zahmet. 

8 Temmuz 2015 Çarşamba

Arjantin Rüyası - Tuğrul Türkkan



Tuğrul Türkkan. 1979, İstanbul. Okullu yazarlardan değil. Boğaziçi Ekonomi mezunu bir centilmen. Pegasus Yayınları’ndan çıkan Etkin Hafıza Teknikleri’nin yazarlarından biri aynı zamanda. Meraklı, hırslı biri olduğu belli. Arjantin Rüyası yazarın ilk romanı.

6 Haziran 2015 Cumartesi

Bulut Gözlemcisinin Rehberi - Gavin Pretor-Pinney



Pinney ıskalanmış bir güzelliği, soğuk bilimsel üsluptan ari, şakacı ve zevkle anlatıyor: Bulutlar. Yazarın memleketimizde yayınlanan tek kitabı bu: Bulut Gözlemcisinin Rehberi. Gökyüzündeki hemen her şeyin tutkununa rastladım (kuş, kelebek, yıldız) fakat bulutlara bilimsel merağın ötesinde bir iştahla eğilenini ilk kez gördüm. 300 küsür sayfa boyunca bulut tiplerinden ve bir türlü kafama girmeyen Latince isimlerinden bahsedeceğini sanıyordum ama yanılmışım. 

1 Haziran 2015 Pazartesi

At Sırtında Anadolu - Fred Burnaby



Fred Burnaby bir İngiliz askerinden fazlası. Hakiki bir seyyah. Pek çok dili hakkıyla konuşabiliyor. 1859'da Rusya-İspanya arasını balonla gezmiş. Çok iyi at biniyor. 1874'te Karlist Savaşı'na The Times'ın muhabiri olarak katılmış. 1876'da da at sırtında Anadolu'yu baştan başa dolaşmış. Bu seyahatini kaleme almış: At Sırtında Anadolu.

27 Mayıs 2015 Çarşamba

Masalcı - Mario Vargas Llosa



Mario Vargas Llosa. 1936, Peru. Hem Cervantes hem de Nobel'e layık görülmüş. Magazinciler için cevher sayılacak bir hayatı var. İki evlilik yapmış. İlkini dul teyzesiyle, ikincisini kuzeniyle. Siyasi duruşu da ilginç. Hemen her Latin yazar Marksist iken, Llosa liberal. "Liberallerin mizah damarı daha kuvvetli oluyor" gibi bir batıl inancım var. Henüz tek kitabını okudum: Masalcı.

25 Aralık 2014 Perşembe

Bu Yalnızlık Benim - Metin Eloğlu


Metin Eloğlu. Şair, ressam. Ressamlığını bilmem ama müthiş bir şairdir. İsmet Özel Türk Şiiri’nin Cantona’sı ise, Eloğlu Maradona’sıdır. Hınzırlığı, sadakati –ki ressamlarda nadir görülür bir özelliktir-, samimiyeti -bu da ressamlarda nadir görülür şeylerdendir-, dik başlılığı, serseriliği, alaycılığıyla baş tacıdır. Eloğlu’nu okumamak kayıptır. Yüzlerce nefis şiirinin bir arada olduğu kitap tabii ki YKY’den çıktı. Bulmak pek zor değil. Ben iki şiirini bilirim ezbere: Biri Lokman Hekimin Sev Dediği (Bir kez olsun aşık olan herkesin ezberden okuması gereken bir şiir) diğeriyse Sen Gideli (Bir kez olsun aşk acısı çeken herkesin ezberden okuması gereken bir şiir). Tabii ki Sen Gideli ile bitireceğim:

23 Aralık 2014 Salı

Masumiyet Müzesi - Orhan Pamuk


Orhan Pamuk ülkenin en çok satan ama en az okunan yazarlardan biri. Siyasi meselelerdeki beyanları nedeniyle çok topa tutuldu. Ne vatan hainliği kaldı, ne nankörlüğü. Bir ara da intihal ile itham edilmişti. Kimi de Türkçe’yi doğru düzgün kullanmamasını eleştirdi. İşin bu kısmına açıkçası kafa yormadım. Bildiğim bir şey var ki o da bu adamın kalpten yazdığıdır. Hemen her kitabında Yeşilçam filmlerinin samimiyetini buluyorum. Bana kalırsa en iyi kitaplarından biri de Masumiyet Müzesi.