Alberto Manguel'in bir başka kitabı Okuma Günlüğü'nü tanıtmıştım iki sene evvel. Yazar hakkında da malumat vermişim biraz. Meraklısı göz gezdirir. Bu kitabının basım yılı 2017. Rafta görür görmez aldım çünkü ne yazsa okunur cinsten bir adam. Fakat bu kez benim için hayal kırıklığı oldu. Kötü bir kitap diyemem. Pek çok okura kılavuz olacak tespitler, sorular, cevaplar var. Fakat edebiyat hakkında yazılan deneme kitaplarının sıkı takipçisiyseniz sizi kesmeyecektir. Yapı Kredi'den çıktı. Bulması kolay.
14 Şubat 2017 Salı
12 Ocak 2017 Perşembe
Sovyet Mutfak Sanatı - Anya von Bremzen
Anya von Bremzen 1963, SSCB. 11 yaşına kadar Moskova'da yaşamış, daha sonra annesiyle beraber Amerika'ya göç etmiş. Müzik eğitimi almasına rağmen yazarlığıyla nam salmış. Üç kez James Beard ödülüne (mutfak sanatının Oscar'ı denebilir) layık görülmüş.
9 Ocak 2016 Cumartesi
Çalgılı Kahvelerdeki Külhanbey Edebiyatı ve Nümuneleri - Robert Anhegger, Walter Rubern, Andreas Tietze
Tahir Alangu'nun hâmiliği ile 1943'te yayınlanmış bir kitap. Başlık da yazarlar da acayip. Denk gelip de vurulmamak mümkün değil. Aslına bakarsanız denk gelmek de pek öyle mümkün değil. Meraklısı olan babayiğitler varsa arayıp bulacaklar bir zahmet.
8 Temmuz 2015 Çarşamba
Arjantin Rüyası - Tuğrul Türkkan
Tuğrul Türkkan. 1979, İstanbul. Okullu yazarlardan değil. Boğaziçi Ekonomi mezunu bir centilmen. Pegasus Yayınları’ndan çıkan Etkin Hafıza Teknikleri’nin
yazarlarından biri aynı zamanda. Meraklı, hırslı biri olduğu belli. Arjantin
Rüyası yazarın ilk romanı.
6 Haziran 2015 Cumartesi
Bulut Gözlemcisinin Rehberi - Gavin Pretor-Pinney
Pinney ıskalanmış bir güzelliği, soğuk bilimsel üsluptan ari, şakacı ve zevkle anlatıyor: Bulutlar. Yazarın memleketimizde yayınlanan tek kitabı bu: Bulut Gözlemcisinin Rehberi. Gökyüzündeki hemen her şeyin tutkununa rastladım (kuş, kelebek, yıldız) fakat bulutlara bilimsel merağın ötesinde bir iştahla eğilenini ilk kez gördüm. 300 küsür sayfa boyunca bulut tiplerinden ve bir türlü kafama girmeyen Latince isimlerinden bahsedeceğini sanıyordum ama yanılmışım.
1 Haziran 2015 Pazartesi
At Sırtında Anadolu - Fred Burnaby
Fred Burnaby bir İngiliz askerinden fazlası. Hakiki bir seyyah. Pek çok dili hakkıyla konuşabiliyor. 1859'da Rusya-İspanya arasını balonla gezmiş. Çok iyi at biniyor. 1874'te Karlist Savaşı'na The Times'ın muhabiri olarak katılmış. 1876'da da at sırtında Anadolu'yu baştan başa dolaşmış. Bu seyahatini kaleme almış: At Sırtında Anadolu.
27 Mayıs 2015 Çarşamba
Masalcı - Mario Vargas Llosa
Mario Vargas Llosa. 1936, Peru. Hem Cervantes hem de Nobel'e layık görülmüş. Magazinciler için cevher sayılacak bir hayatı var. İki evlilik yapmış. İlkini dul teyzesiyle, ikincisini kuzeniyle. Siyasi duruşu da ilginç. Hemen her Latin yazar Marksist iken, Llosa liberal. "Liberallerin mizah damarı daha kuvvetli oluyor" gibi bir batıl inancım var. Henüz tek kitabını okudum: Masalcı.
25 Aralık 2014 Perşembe
Bu Yalnızlık Benim - Metin Eloğlu
Metin Eloğlu. Şair, ressam. Ressamlığını bilmem ama müthiş bir
şairdir. İsmet Özel Türk Şiiri’nin Cantona’sı ise, Eloğlu Maradona’sıdır. Hınzırlığı, sadakati –ki ressamlarda nadir
görülür bir özelliktir-, samimiyeti -bu da ressamlarda nadir görülür şeylerdendir-, dik
başlılığı, serseriliği, alaycılığıyla baş tacıdır. Eloğlu’nu okumamak kayıptır. Yüzlerce nefis şiirinin bir arada
olduğu kitap tabii ki YKY’den çıktı.
Bulmak pek zor değil. Ben iki şiirini bilirim ezbere: Biri Lokman Hekimin Sev Dediği
(Bir kez olsun aşık olan herkesin ezberden okuması gereken bir şiir) diğeriyse Sen Gideli (Bir kez olsun aşk acısı
çeken herkesin ezberden okuması gereken bir şiir). Tabii ki Sen Gideli ile bitireceğim:
23 Aralık 2014 Salı
Masumiyet Müzesi - Orhan Pamuk
Orhan Pamuk ülkenin en çok satan ama en az okunan yazarlardan biri. Siyasi
meselelerdeki beyanları nedeniyle çok topa tutuldu. Ne vatan hainliği kaldı, ne
nankörlüğü. Bir ara da intihal ile itham edilmişti. Kimi de Türkçe’yi doğru düzgün kullanmamasını
eleştirdi. İşin bu kısmına açıkçası kafa yormadım. Bildiğim bir şey var ki o da
bu adamın kalpten yazdığıdır. Hemen her kitabında Yeşilçam filmlerinin samimiyetini buluyorum. Bana kalırsa en iyi
kitaplarından biri de Masumiyet Müzesi.
22 Aralık 2014 Pazartesi
Retorik - Michel Meyer
Retorik çok kabaca laf salatası anlamına geliyor. Antik
filozofların bilhassa kafa yorduğu bir konu. Bilindik hikayedir; o dönemlerde bu
bilgeliklerini, hatipliklerini yüksek ücretler karşılığı öğretenler çıkmış (Sofistler). Bilgiyi hükmetme aracına
çevirmişler. Haksız bir adam ikna yeteneği sayesinde haklıya baskın çıkmaya
başlamış vs... Bu sahte ya da aldatıcı argümanlara dayanan retoriği Platon zinhar kabul etmemiş. Platon’un sofistleri mahkûm etmesi
retorik tarihinde çok belirleyici olmuştur. Kimi zaman propaganda, kimi zaman kandırma
ve aldatma olgusuyla ilişkilendirilen retorik, o dönemden beri zihnin söylem ve
fikirlerle manipüle edilmesine indirgenmiştir çoğu zaman. Her neyse, Michel Meyer yazmış tüm bunları.
Kitabının adı da tahmin edebileceğiniz gibi Retorik.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)








